Mumbai’de Kimliği Belirlenemeyen Demiryolu Ölümlerinde Alarm Zilleri Çalıyor


Mumbai’de kimliği belirlenemeyen demiryolu ölümlerinin sayısındaki artış, ciddi endişelere yol açıyor. Son 17 yıldır tren kazalarında hayatını kaybeden mağdurların %31’inden fazlasının kimliği tespit edilemedi. Bu durum, Hindistan’ın yoğun demiryolu ağında, kurbanları tespit etme ve ailelerine haber verme yeteneği konusunda büyük eksiklikler olduğunu ortaya koyuyor.

Dehşet Verici İstatistikler ve Kimlik Tespiti Zorlukları

Demiryolu Polisi (GRP) tarafından açıklanan verilere göre, 2008 ile 2024 yılları arasında Mumbai Metropol Bölgesi’nde tren kazalarında 50.000’den fazla kişi hayatını kaybetti. Bu trajik rakamın yaklaşık 15.725 mağdurunun kimliği ise hala belirlenemedi. Bu durum, mevcut kimlik tespit uygulamalarındaki büyük boşlukları ve yetersizlikleri net bir şekilde yansıtıyor.

GRP, birkaç yıl önce kimliği belirsiz kaza kurbanlarının fotoğraflarını ve bilgilerini yayınlayan ‘Shodh’ adlı bir web sitesi işletiyordu. Bu site, kayıp aile üyelerinin izini sürmeye yardımcı olmak amacıyla kurulmuştu ancak bu önemli girişim daha sonra ne yazık ki kapatıldı.

GRP yetkilileri, kurbanların çoğunluğunu göçmen işçiler, paçavracılar ve belge veya iletişim bilgileri olmayan evsiz bireylerin oluşturduğunu belirtiyor. Hayatını kaybedenlerin cesetleri, parmak izi taramaları ve DNA testleri yapılırken 45 güne kadar morgda bekletiliyor. Ancak bu süreçler, tüm kimlik tespiti vakaları için yeterli olamıyor.

Teknoloji Destekli Çözüm Önerileri: Aadhaar Entegrasyonu

Aktivistler ve yetkililer, kimliği belirsiz ölümleri en aza indirmek için Aadhaar bağlantılı biyometri de dahil olmak üzere teknolojinin çözümler sağlayabileceğini savunuyorlar. Yetkililer, kimliklerin anında doğrulanması için morglarda Aadhaar destekli parmak izi doğrulamasını öneriyor. Bu uygulamanın, hem maliyet ve zamandan tasarruf sağlayacağı hem de mağdurların onurunu geri kazandıracağı düşünülüyor. Taşınabilir biyometrik cihazların daha hızlı sonuçlar verebileceği ve yas tutan ailelerin acılarını hafifletebileceği belirtiliyor.

GRP şu anda, mümkün olan her yerde dini inançlara dayalı yakma işlemleri için hastaneler ve belediye kurumlarıyla koordinasyon sağlamaya çalışıyor. Ancak bu süreçler de kendi içinde zorluklar barındırıyor. Cenaze masrafları (ambulans, morg, yakma) değişiklik gösteriyor. Ailelerin ayinler tamamlandıktan sonra gelmesi nadiren görüldüğünden, yetkililer genellikle kayıtlı kayıtlara güvenmek zorunda kalıyor.

Uzmanlardan Sistemsel İyileştirme Çağrısı

Demiryolu aktivisti Samir Zaveri, sistemsel iyileştirmelerin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. CCTV kameraları, demiryolu hatları boyunca çitler ve yaya köprüleri gibi önlemlerin izinsiz geçişleri bir miktar azaltmış olmasına rağmen, aşırı kalabalık trenler ve güvenli olmayan binişler hala ölümlere yol açmaya devam ediyor. Zaveri, “Herkes hayattayken takdir edilmeyi, ölümde ise onurlandırılmayı hak ediyor,” diyerek insan onuruna verilen önemin altını çizdi.

Mumbai’nin demiryolu ağı, şehrin can damarı konumunda ancak aynı zamanda on binlerce kişinin hayatına mal olan bir ölüm hattı haline gelmiş durumda. Kimlik tespiti süreçlerinin modernize edilmesi, dijital teknolojinin etkin kullanımı ve demiryolu altyapısının daha güvenli hale getirilmesi, bu trajik duruma bir çözüm bulmak için atılması gereken hayati adımlar olarak öne çıkıyor. Bu sorun, sadece idari bir mesele olmaktan öte, insani bir kriz olarak değerlendirilmeli ve acil çözümler bulunmalıdır.

Kaynak= https://rayhaber.com/2025/07/mumbaide-kimligi-belirlenemeyen-demiryolu-olumlerinde-alarm-zilleri-caliyor/

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Top